Anadolu'nun Bağlarından Doğan Hikâyeler
Kalecik’in eşsiz teruarında yetişen yerel üzümlerle, Anadolu’nun bağcılık mirasını modern şarapçılıkla buluşturuyoruz.
Anadolu'nun Bağlarından Doğan Hikâyeler
Kalecik’in eşsiz teruarında yetişen yerel üzümlerle, Anadolu’nun bağcılık mirasını modern şarapçılıkla buluşturuyoruz.
KALECİK TERUARI
Kızılırmak'ın Şekillendirdiği Eşsiz Bir Coğrafya
Ankara’nın kuzeydoğusunda, Kızılırmak Vadisi’nin şekillendirdiği Kalecik, yüzyıllardır bağcılıkla iç içe yaşayan özel bir coğrafyadır. Nehrin yarattığı mikroklima, karasal iklimin sertliğini yumuşatırken; alüvyonlu, kumlu ve killi topraklar asmaların derinlere kök salmasına olanak tanır.
Gündüz ve gece arasındaki belirgin sıcaklık farkı, üzümlerin doğal asiditesini korurken aromatik yoğunluğunu artırır. Bu eşsiz denge, başta Kalecik Karası olmak üzere bölgenin yerel üzüm çeşitlerine karakterini veren en önemli unsurlardan biridir.
Her bağ sırası, toprağın, iklimin ve zamanın ortak izlerini taşır. Vinkara’nın şarapları da bu benzersiz teruarın doğal bir yansımasıdır.

KALECİK
Kalecik’in hikâyesi yalnızca bağlarla değil, binlerce yıllık bir kültürel mirasla başlar. Anadolu’nun en eski uygarlıklarından Hattiler ve ardından Hititler, yaklaşık dört bin yıl önce bu topraklarda bağcılığı ve şarapçılığı yaşamın önemli bir parçası haline getirmiştir. Arkeolojik bulgular ve yazılı kaynaklar, şarabın bu coğrafyada yalnızca bir içecek değil; gündelik yaşamın, ritüellerin ve kültürel hafızanın ayrılmaz bir unsuru olduğunu göstermektedir. Bugün Kalecik’in bağlarında dolaşırken hissedilen şey yalnızca toprağın verimliliği değil, aynı zamanda kuşaklar boyunca aktarılan bu kadim geleneğin izleridir.
Kalecik’i benzersiz kılan bir diğer unsur ise coğrafyasıdır. Deniz seviyesinden yaklaşık 650 ila 750 metre yüksekte yer alan bölge, sert karasal iklim koşullarına rağmen bağcılık için olağanüstü bir denge sunar. Bu dengeyi sağlayan en önemli doğal unsur Kızılırmak’tır. Anadolu’nun en uzun nehri olan Kızılırmak, vadisi boyunca yarattığı mikroklima sayesinde sıcaklık değişimlerini yumuşatır, bağların gelişimini destekler ve üzümlerin dengeli bir olgunlaşma süreci geçirmesine katkıda bulunur.
HİKAYEMİZ
Vinkara olarak, Kalecik’in eşsiz terroirini yansıtan, yerel üzümleri dünya standartları ile buluşturan şaraplar üretmeye kendimizi adadık. Yolculuğumuz, Anadolu’nun köklü şarapçılık mirasını canlandırma ve yerel üzüm çeşitlerini dünya çapında tanınan bir kaliteyle sunma vizyonuyla başladı.
Kalecik’in kalbinde yer alan bağlarımız, doğal unsurların bir araya geldiği özel bir mikroklimaya sahiptir. Bu zengin topraklardan elde edilen üzümlerle her şişe, bölgenin benzersiz karakterini ve yıllara dayanan şarapçılık bilgeliğini yansıtır. Vinkara, doğaya olan sevgisi ve sürdürülebilir tarım uygulamalarına olan bağlılığı ile sadece bir şarap markası değil, aynı zamanda çevreye saygılı bir yaşam tarzının da simgesidir. Bağlarımızda yaşayan hayvanlar için güvenli bir yuva sağlamaktan gurur duyuyoruz ve bu yaklaşımımızı her adımda sürdürüyoruz.

Beş seri, tek bir teruarın farklı dilleri
Yaşasın
Geleneksel yöntemle şişede ikincil fermantasyonla üretilen doğal köpüklü şaraplar, Kalecik Karası’nın inceliğini kutlamanın en zarif yolu.
Grand Reserve
En seçkin parsellerden, en yoğun ve nitelikli üzümlerle hazırlanan, Kalecik Teruarının zirvesini temsil eden özel seri.
Reserve
Güney cepheli, yüksek rakımlı bağlardan; Fransız meşe fıçılarda uzun süre dinlendirilen, derinlikli ve katmanlı şaraplar.
Atelier
Passito, Ripasso, Sur Lie ve Blanc de Noirs gibi tekniklerle hazırlanan, üreticinin yaratıcı imzasını taşıyan butik seri.
Vinkara
Markanın kalbi; Kalecik teruarının karakterini gündelik zarafetle buluşturan, dengeli ve içilebilir klasikler.
Her şişe, Kalecik’in bir mevsimini anlatır.
YEREL ÜZÜMLER
Anadolu’nun kadim asma mirası
Kalecik Karası
Kalecik’in mikrokliması ve toprağıyla şekillenen, kendine özgü bir Anadolu klasiği.
Hasandede
Bir Kızılırmak mirası; narenciye, çiçek ve mineral aromalarıyla taze ve canlı.
Narince
İnce kabuklu, altın sarısı; narenciye, yeşil elma ve çiçek aromalarıyla zengin minerallik.
Öküzgözü
Kadim bir Mezopotamya mirası; canlı asidite, yumuşak tanen ve vişne aromaları.
Boğazkere
Derin renkli, tanen açısından zengin; olgun kırmızı meyve, baharat ve tütün.
Bornova Misketi
Tarihte adı geçen ilk üzüm; narenciye, çiçek ve tropikal meyve aromalarıyla yoğun.
