Narince

Narince, Anadolu’nun en zarif ve karakter sahibi beyaz üzüm çeşitlerinden biri olarak kabul edilir. Anavatanı Tokat ve çevresi olan bu özel üzüm, adını ince kabuklu yapısından ve narin karakterinden alır. Yüzyıllardır Anadolu bağlarında yetiştirilen Narince, sahip olduğu aromatik zenginlik, canlı asidite ve dengeli yapısıyla Türkiye’nin en önemli yerel beyaz üzümleri arasında yer almaktadır.
Kalecik’te yetiştirilen Narince üzümleri, bölgenin yüksek rakımı, Kızılırmak’ın etkisiyle oluşan mikrokliması ve mineral bakımından zengin toprak yapısı sayesinde kendine özgü bir karakter kazanır. Gündüzleri güneşli ve sıcak, geceleri ise serin geçen iklim koşulları, üzümlerin aromatik yoğunluğunu artırırken doğal asiditesini korumasına yardımcı olur. Bu sayede Narince, hem taze ve canlı hem de katmanlı ve kompleks bir yapı geliştirebilir.
Narince şarapları genellikle açık saman sarısından altın sarısına uzanan renk tonlarına sahiptir. Burunda limon kabuğu, greyfurt, yeşil elma, armut ve beyaz çiçek aromaları öne çıkarken, zamanla bal, ayva ve kuru meyve notaları da gelişebilir. Doğal mineral yapısı ve dengeli asiditesi, şaraplara uzun ve zarif bir bitiş kazandırır.
Narince’nin en dikkat çekici özelliklerinden biri çok yönlü yapısıdır. Taze ve genç örnekleri canlı meyve karakteriyle öne çıkarken, uygun koşullarda yıllandırılan şarapları daha kompleks aromalar ve zengin bir doku geliştirebilir. Bu özelliği sayesinde Narince, Türkiye’nin yıllanma potansiyeline sahip önemli beyaz üzüm çeşitlerinden biri olarak kabul edilmektedir.
Zarif aromatik yapısı ve dengeli gövdesi sayesinde Narince; deniz ürünleri, kabuklu deniz canlıları, beyaz etler, kremalı soslu yemekler, taze peynirler ve Akdeniz mutfağının hafif lezzetleriyle mükemmel uyum sağlar. Tazelik ile derinliği aynı anda sunabilen yapısı, gastronomi dünyasında da değer görmesinin başlıca nedenlerinden biridir.
Vinkara için Narince, Anadolu’nun beyaz üzüm mirasının en önemli temsilcilerinden biridir. Kalecik’in kendine özgü teruarında yeniden yorumlanan bu değerli üzüm, köken aldığı coğrafyanın zarafetini ve Anadolu’nun bağcılık kültürünü her kadehte yansıtmaya devam etmektedir.
